Ana içeriğe atla

Mutlu Çocuğun 12 Sırrı



Mutlu çocuk yetiştirmenin oyuncaklarla başarılamayacağını belirten uzmanlar, tüm yaşamı boyunca ruhu besleyecek “pozitif bakış açısının” çocuğa mutlaka aşılanması gerektiğini bildirdi.

Kendinden emin ve başarılı çocukların, pozitif bakış açısını yakalayan çocuklar olduğunu belirten uzmanlar, çocuğun hayatı boyunca ruhunu besleyeceği basit yöntemleri şu şekilde sıraladı:

- Derslere, kurslara ara verip çocuğunuzla bire bir vakit geçirin. Onunla beraber yerde oturup yapboz yapın, mutfakta beraber yemek yapın, banyo yapmadan önce beraber yüzünüzü boyayın, parkta beraber kaydıraktan kayın.

- Değer yargılarını geliştirin. Ona sorumlulukları olan değerli bir vatandaş olduğunu aşılayın. Etrafındaki insanların hayatında fark yaratacak kapasitede olduğunu gösterin. Mesela kullanmadığı oyuncakları beraber biriktirip, bir derneğe bağışlayın. Eski gazeteleri biriktirmeyi, geri dönüşümü ona onun dilinde anlatın.

- Aktivitelerde ona katılın, beraber bisiklete binin, beraber yüzmeye gidin, hem onu teşvik edersiniz hem de bol bol spor yapmış olursunuz.

- Espri yapın, fıkralar anlatın, arada bir birbirinize takılın, bol bol gülün, gülmek daha fazla oksijen solumanızı sağlar.

- Çocuğunuzu iyi bir iş yaptığında tebrik edin, ona hangi konularda başarılı olduğunu açıkça anlatın. Mesela ödevini bitirdiğinde “Resminde kullandığın renkleri çok beğendim” gibi detay verin. Yaptığı proje hakkında konusun. Çocuğunuzu hediye ile değil övgülerle ödüllendirin.

- Çocuğunuzun iyi yemek yemesine özen gösterin. Yemek aralarında yoğurt, meyve ve bol su verin. Yemek yemez diye öğün aralarında çocuğunuzu aç bırakmayın, bu hem psikolojisini etkiler hem de kilo kaybına neden olur.

- Çocuğunuza hayal gücünü kullanabileceği oyunlar yaratın. Resim yapmak hem hayal gücünü geliştirecektir hem de yaptığı resimden dolayı tatmin hissi doğacaktır.

- Günde 4 kere çocuğunuzu kucaklayın, 8 kere öpün, 16 kere ona gülümseyin. Tüm bunlar size kat kat geri dönecek.

- Çocuğunuzu dinlemesini öğrenin, lafını yarıda kesmeyin, başka bir işle ilgileniyorsanız, bırakın ve ona konsantre olun. Söylediği şeylerin önemli olduğunu onu dinleyerek gösterebilirsiniz.

- Mükemmeliyetçiliği bırakın. Çocuğunuzun yarıda bıraktığı bir işi bitirmeye veya düzeltmeye çalışmanız onun kendine güvenini sarsar. Masayı silerken atladığı köşeyi tekrar silmeniz veya beraber diktiğiniz saksıyı düzeltmeniz ona yaptığı işin iyi olmadığı hissini verecektir.

- Karşılaştığı güçlükleri kendi başına aşmasını öğretin. Ayakkabı bağlarını yavaş da olsa bekleyin kendi bağlasın, çamaşırları asmanızda yardım etmek istiyorsa, beraber asın. Merdivenlerden kendi inmek istiyorsa, önünde yürümek şartıyla bırakın insin. Üstünden gelemeyeceği bir problemle karşılaştığında size problemi anlatmasını söyleyin ve çözümüne beraber karar verin.

- Sevdiği şeyleri yapmasına izin verin, gereksiz kısıtlama enerjisini ve heyecanını dışa atmasını engeller, bu da ona sıkıntı verir.
 Unutmayın; oyuncaklarını toplamayı öğrenmesi için önce dağıtabilmesi lazım.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Otizm üzerine çalışmamız

Projenin Adı : Beni Fark Et ve Keşfet Projenin Kapsamı: Ordu ili Altınordu ilçesi çocuklarını ve ebeveynlerini kapsamaktadır. Projenin Hedefı: Otizmli bireylerin sosyal yaşamlarına destek veren eğitim modelleri uygulanarak, onların sanat, sayısal vb. yeteneklerini keşfederek ortaya çıkartacak eğitimler uygulayarak otizmli bireylerin sosyal hayatlarında bir düzen oluşturmak hedeflenmektedir. Otizmli çocuğunun eğitiminde rolünü bilmeyen ailelerin bilinç düzeylerini yükseltmek için ailelere uygulanacak eğitimler ile otizmin özellikleri, otizmli bir bireyle nasıl etkileşim kurulacağı, Otizmde davranış kontrolünün nasıl sağlandığı ve yaşamlarının farklı dönemlerinde otizmli bireylerden nelerin bekleneceği konularında aileler bilgilendirilecektir. Bu bilgilendirmeler ve aile danışmanlıkları ile otizmli bireyler ile ebeveynler arasmda ortaya çıkabilecek sosyal sorunların ortadan kaldırılması da hedeflenmektedir. Projenin Gereksinimi: Otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan...

Doğru Kişiyi Hayatınıza Çekmek

 " Özellikle duygusal ilişkilerimizde hepimiz daha fazla sevilmek, mutlu olmak ve değer görmek isteriz. Özel olduğumuzu bize hissettirecek, yanında kendimizi iyi hissedeceğimiz ve sevgi dolu bir eş bir çok insanın hayalidir. İlişkilerde veya evlilikte mutlu olmak bazı insanlar için şans ya da kısmetle ilgili bir durumdur. Mutlu bir evliliği olanları şanslı insanlar olarak görüp bu kişilere özenirler ve neden kendileri için doğru insanı bulamadıklarını düşünürler. Oysa gerçek bundan oldukça farklıdır aslında herkes kendisi için en doğru insanı bulur. Bilinçaltınız kendinizle ilgili hangi inançlara sahipse bu inançların onaylanmasını isteyecektir ve bu inançlara uygun insanları otomatik olarak hayatınıza çekmenizi sağlayacaktır. Eşinizden sevgi görmek istiyorsanız ama size ihtiyaç duyduğunuz sevgiyi göstermiyorsa büyük olasılıkla bilinçaltınızda “ Ben sevilmeyi hak etmiyorum” inancı vardır. Bilinçaltı sahip olduğu inanca en uygun titreşimdeki insanı yani aslında sizin için doğru in...

Çocukluğumuz

 Belli rollere ve belli algılanış biçimlerine göre büyütülürüz. Eğer taciz edildiğimiz, dikkate alınmadığımız, bağırılıp surekli eleştirildigimiz ve yönlendirildiğimiz bir aileden geliyorsak, bilinçaltımız bu ortamı en rahat ettiğimiz yer olarak işler. Ne kadar sağlıksız olursa olsun, pek çok insan, kendilerine tanıdık gelen ve büyüdükleri ortama benzeyen ortamlar arar ve yaratırlar. Teslimiyetin tüm gerekliliği, yaşamınızı, her nasılsa, çocukluğunuzun kalıplarını tekrar edecek şekilde düzenlemeyi başarmanızdır.                                  Psk. Büşra Saraner