Ana içeriğe atla

6 ADIMDA ÇOCUĞUNUZUN OLUMLU DAVRANIŞLARINI GELİŞTİRİN!


  Etkili Ebeveynlik

Ebeveynlik üzerine yazılmış bir kitap araştırdığınızda, binlerce şey bulabilirsiniz. Bu da yeni anne-babaların çoğunlukla birbiriyle çelişen bilgilerin arasında boğulmalarına neden olabiliyor. Fakat on yıllardır yapılan deneysel araştırmaların sonuçları ışığında artık bugün başarılı ebeveynliğin nasıl olması gerektiğiyle ilgili bilimsel bilgiye sahibiz.

Çocuk psikolojisi alanında uzman kişilere çocuk davranışlarını yönetmek için kullanılan en iyi yöntemlerin hangileri olduğu sorulduğunda aşağıdaki cevapları vermişlerdir:

1. Övgülerde Bulunun

Yale Üniversitesi psikoloji profesörü ve Yale Üniversitesi Ebeveynlik Merkezi ve Çocuk Davranışları Kliniği yöneticisi Alan E. Kazdin’e göre, istenmeyen davranışlara ilgi göstermek bu davranışların artmasına; istenen davranışlara ilgi göstermek de istenen davranışların artmasına neden olur.

Yine Alan E. Kazdin’e göre, “Azarlama, kınama ve diğer ceza yollarını ne kadar fazla kullanırsanız istediğiniz davranışı elde etmeniz o kadar zor olur. Çocuğunuzun odasını temizlemesini ya da ödevlerini yapmasını sağlamanızın en iyi yolu, bu davranışı çocuğunuzun model alması için önce sizin göstermeniz, teşvik etmeniz ve bu davranış gerçekleştiğinde de övgüde bulunmanızdır.”

Ebeveyn-çocuk ilişkileri üzerine araştırmalar yürüten Florida Üniversitesi psikoloji profesörü Sheila Eyberg, ebeveynlerin övgüde bulunurken çocuklarının hangi davranışını beğendiklerini çok net biçimde söylemelerinin çok önemli olduğuna dikkat çekmektedir. Eyberg, “ebeveyn çocuğun problemli davranışıyla uyumlu olabilecek şeye odaklanmalıdır”, der. Örnek verecek olursak, çocuğunuz sakinleşmekte sorun yaşadığında “Sandalyene sessiz bir biçimde oturman gerçekten çok hoşuma gitmişti” diye örnek davranışa övgüde bulunmak yaralı olabilir. Bu alanla ilgili yapılan başka araştırmalar da Eyberg’in söylemiş olduklarını doğrulamaktadır. Psikolog Karen Budd, okul öncesi öğretmenlerinin bu şekilde övgülerde bulunmaları yönünde eğitim almalarının öğretmen-çocuk ilişkilerini geliştirdiğini ve öğretmenlerin sınıf içindeki davranışları daha rahat bir biçimde kontrol etmelerini sağladığını bulmuştur (Education and Treatment Of Children, 2010). Psikolog Kazdin ise övgülerin arkadaşça bir dokunuş ya da bir gülümse ile desteklenmesini önermektedir.

2. Bazı Davranışları Görmemezlikten Gelebilirsiniz

Araştırmalar, ebeveynlerin çocuklarının tehlikeli olmayan bazı önemsiz davranışlarını, mesela kardeşinin oyuncağını onunla paylaşmak istemediğinde mızmızlanması ya da yiyeceğini yere atması gibi, görmemezlikten gelmelerini önermektedir.

Psikolog Kazdin ve arkadaşları yapmış oldukları bir araştırmada, ebeveynlerin çocuklarının davranışlarına göstermiş oldukları tepkileri değiştirdiklerinde - mesela, çocuklarının çığlıklarını önemsemeyip, bir şeyi kibarca istediklerinde buna oldukça ilgi gösterdiklerinde – çocukların dikkat çekmek için bir şeyi kibarca istemenin daha iyi ve daha güvenilir bir yol olduğunu öğrendiklerini bulmuşlardır (“The Kazdim Method for Parenting theDefiant Child,” 2008).

3. Çocuk Gelişimiyle İlgili Bilgi Sahibi Olun

Psikolog Eyberg, çocuk gelişimi hakkında bilgi sahibi olan ebeveynlerin çocukların farklı dönemlerinde sıkça karşılaşılan uygunsuz davranışları anlamakta daha etkili olduklarını söylemektedir. Çoğunlukla, çocuğun göstermiş olduğu ve ebeveynin onaylamadığı uygunsuz bir davranış, mesela, yemek yerken ortalığı dağıtmak gibi, çocuğun içinde bulunmuş olduğu döneme uygun yeni bir beceri öğrenme ihtiyacıyla alakalıdır.

Eyberg’ e göre, “Ebeveyn çocuğunun o tutturma davranışını gerçekten isteyerek yapmadığını, onun yerine gelişmekte olan bir devinim becerisini nasıl kullanacağını öğrenmeye çalışırken yaptığını anlarsa, çocuğunun nihai amacına ulaşması için sinirlenmek yerine her adımı övgüyle karşılayabilir.” Çocuğunun farklı yaşlarda ve gelişim dönemlerinde farklı anlama, hissetme ve iş yapabilme becerilerine sahip olduklarını bilirlerse, hangi davranışları bekleyecekleri hakkında daha gerçekçi olabilirler ve bu da daha az hayal kırıklığı ve öfkeye neden olur.

4. İstenmeyen Davranışı Önlemek

Georgia State Üniversitesi’nde Sağlıklı Gelişim Merkezi’ni yöneten John Lutzker, ebeveynlere daha önce yapılmış olan araştırmalara dayanarak, ebeveynlere çocuğun istenmeyen davranışlarını engellemek için bazı aktiviteler planlamasını ve yapılandırmasını öğretmektedir:

Problemleri ortaya çıkmadan önlemek için bazı şeyleri önceden planlayın.Çocuğunuza durumun getirmiş olduğu taleplerle mücadele etmesi için etkili baş etme yolları öğretin.Çocuğunuzu bir şeylerle meşgul ve aktif tutmak için yeni yollar bulun, aksi takdirde çocuğunuz sıkılıp rahatsız edici davranışlara yol açabilir.

5. Öncelikle Kendi Sağlığınıza Dikkat Ediniz

Psikolog Palmiter, ebeveynler için en iyi öğütün, bir uçak kalkerken verildiğini söyler. Çünkü uçaklar kalkarken, eğer kabinde basınç düşüklüğü gerçekleşirse, oksijen maskesini takmanız gerektiği, maskeyi önce kendinize daha sonra çocuğunuza takmanız gerektiği söylenir. Palmiter, ebeveynlerin çoğunlukla bunun tam tersini yaptıklarını, kendilerinden önce çocuklarını düşündüklerini söylemektedir.

Araştırmalar, çocukların ebeveynleri stres yaşadıklarında ondan olumsuz etkilendiklerini göstermektedir. Ebeveynlerin uygun stresle baş etme yolları kullanmalarının, çocukların davranışlarında ve onların kendi stresleriyle baş etmelerinde çok olumlu etkileri vardır.

Palmiter, ebeveynlere spor yapmalarını, özel zevkler edinmelerini, arkadaşlarıyla vakit geçirmelerini ve kendi anne-babalarıyla iletişim kurmalarını önermektedir. Bu, bir spor salonuna üye olmak ya da dışarıda yapılan bir akşam programı anlamına gelebilir. Eşleriyle ilişkilerine zaman ayırmaları da ebeveynlerin kendileri için yapabilecekleri en önemli yatırımlardan biridir. Tek başına çocuk büyüten ebeveynlerin bu desteği almaları için farklı çevrelerden anlamlı ve besleyici ilişkiler kurmaları çok önemlidir. İş arkadaşı, komşu, aile üyesi ya da bir arkadaşla kurulan anlamlı ve tatmin edici bir ilişki, ebeveynlik görevleri için gereken enerjiyi yeniden kazanmalarına yardımcı olur.

6. Çocuğunuza Zaman Ayırın

Psikolog Palmiter, ebeveynlerin çoğunlukla çocuklarıyla baş başa geçirdikleri zamanın, ev işleri, fatura ödemeleri gibi hayatın yükümlülüklerinden geriye kalan zaman olduğunu söylemektedir. Palmiter, bu durumu değiştirmek için, ebeveynlerin haftada en az 1 saati – hepsi bir seferde ya da parçalara ayrılmış olabilir - çocuklarıyla baş başa geçirmelerini, bu sürede hiç bir şey yapmadan sadece çocuklarına ilgi göstermelerini ve onlarla ilgili pozitif duygularını ve düşüncelerini çocuklarına yöneltmelerini önermektedir.

2011 Ocak ayında yayınlanan bir çalışmada, ebeveynlerin korumacı davranışlar ve destekleyici ifadeleri aracılığıyla çocuklarına gösterdikleri sevginin, özellikle daha küçük çocuklarda, çocuklarının beyin gelişiminde etkili olduğunu ve zihinde önemli rol oynayan ve beynin bir parçası olan hipokampüsün daha fazla büyümesini sağladığını göstermektedir.

Palmiter, “Bunun 1 haftaki zamanın sadece %0.5 ‘ini oluşturduğunu”, söyler. Böyle bir zamanı geçirmek için en uygun an, çocuğunun ebeveynin övgüde bulunabileceği bir aktiviteyle meşgul olduğu zamanlardır. Mesela, legolarla bir şeyler inşa ettiği ya da basket attığı zamanlar. Böyle zamanlarda, ebeveynlerin bir şeyleri öğretmeye çalışmaktan, sorgulamaktan ve düzeltmeler yapmaktan kaçınmaları gerekmektedir.

*Amy Novotney’nin Monitor on Psychology dergisinin Ekim 2012 tarihli 9 numaralı sayısında yer alan “Parenting that Works” başlıklı yazısının çevirisidir

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Otizm üzerine çalışmamız

Projenin Adı : Beni Fark Et ve Keşfet Projenin Kapsamı: Ordu ili Altınordu ilçesi çocuklarını ve ebeveynlerini kapsamaktadır. Projenin Hedefı: Otizmli bireylerin sosyal yaşamlarına destek veren eğitim modelleri uygulanarak, onların sanat, sayısal vb. yeteneklerini keşfederek ortaya çıkartacak eğitimler uygulayarak otizmli bireylerin sosyal hayatlarında bir düzen oluşturmak hedeflenmektedir. Otizmli çocuğunun eğitiminde rolünü bilmeyen ailelerin bilinç düzeylerini yükseltmek için ailelere uygulanacak eğitimler ile otizmin özellikleri, otizmli bir bireyle nasıl etkileşim kurulacağı, Otizmde davranış kontrolünün nasıl sağlandığı ve yaşamlarının farklı dönemlerinde otizmli bireylerden nelerin bekleneceği konularında aileler bilgilendirilecektir. Bu bilgilendirmeler ve aile danışmanlıkları ile otizmli bireyler ile ebeveynler arasmda ortaya çıkabilecek sosyal sorunların ortadan kaldırılması da hedeflenmektedir. Projenin Gereksinimi: Otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan...

Doğru Kişiyi Hayatınıza Çekmek

 " Özellikle duygusal ilişkilerimizde hepimiz daha fazla sevilmek, mutlu olmak ve değer görmek isteriz. Özel olduğumuzu bize hissettirecek, yanında kendimizi iyi hissedeceğimiz ve sevgi dolu bir eş bir çok insanın hayalidir. İlişkilerde veya evlilikte mutlu olmak bazı insanlar için şans ya da kısmetle ilgili bir durumdur. Mutlu bir evliliği olanları şanslı insanlar olarak görüp bu kişilere özenirler ve neden kendileri için doğru insanı bulamadıklarını düşünürler. Oysa gerçek bundan oldukça farklıdır aslında herkes kendisi için en doğru insanı bulur. Bilinçaltınız kendinizle ilgili hangi inançlara sahipse bu inançların onaylanmasını isteyecektir ve bu inançlara uygun insanları otomatik olarak hayatınıza çekmenizi sağlayacaktır. Eşinizden sevgi görmek istiyorsanız ama size ihtiyaç duyduğunuz sevgiyi göstermiyorsa büyük olasılıkla bilinçaltınızda “ Ben sevilmeyi hak etmiyorum” inancı vardır. Bilinçaltı sahip olduğu inanca en uygun titreşimdeki insanı yani aslında sizin için doğru in...

Çocukluğumuz

 Belli rollere ve belli algılanış biçimlerine göre büyütülürüz. Eğer taciz edildiğimiz, dikkate alınmadığımız, bağırılıp surekli eleştirildigimiz ve yönlendirildiğimiz bir aileden geliyorsak, bilinçaltımız bu ortamı en rahat ettiğimiz yer olarak işler. Ne kadar sağlıksız olursa olsun, pek çok insan, kendilerine tanıdık gelen ve büyüdükleri ortama benzeyen ortamlar arar ve yaratırlar. Teslimiyetin tüm gerekliliği, yaşamınızı, her nasılsa, çocukluğunuzun kalıplarını tekrar edecek şekilde düzenlemeyi başarmanızdır.                                  Psk. Büşra Saraner