Ana içeriğe atla

ÇARPITILMIŞ DÜŞÜNCELER

Düşünceleriniz duygularınızı yansıtır.
Herhangi bir hatada ya da durumda olumsuz olan düşünceler -örneğin "Ben bir hiçim" gibi- duyguları olumsuz yönde etkiler. Bu durumda duygularımız, düşüncelerimizin doğru olduğunun kanıtı olmaz. Hoş olmayan duygular sadece olumsuz bir şey düşündüğümüzün ve ona inandığımızın göstergesidir.
Olumsuzluk temaları; terk edilme ve güvensizlik veya duygusal yoksunluk olabilir. Sonuç olarak ortaya çıkan şudur; yetişkin olarak bize en çok zarar veren durumları tekrardan yaratmayı başarıyoruz  (Klosko, 2016). Tüm bu temaların aslında birer çarpıtılmış düşünce olduğunu bilmekte fayda var, işte bu yüzden zihnimizde oluşturduğumuz çarpıtılmış düşüncelerin duygularımızda yıkıcı olmasını önlemek için bu çarpıtmaların ne olduğunu ve tanımlarını okumanızı önemle tavsiye ederim. Unutmayalım ki depresyona sebep olan yaşam tarzımızdaki aksaklıklar ve bu aksaklıklar sonucu oluşan düşüncelerimizdir.
Bir sonraki yazı olan, 10 Bilişsel çarpıtma ve tanımları okuyup olumsuz temalarınızın farkına varabilirsiniz. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BOŞANMA SÜRECİNİN ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ PSİKO-SOSYAL ETKİLERİ

İ nsano ğ lunun var olmasından günümüze kadar "aile" kavramı, her zaman ilgi çekmi ş tir. Aile; evlenme, kan ya da evlât edinme ba ğ larıyla birbirine ba ğ lanmı ş , aynı evi ve geliri payla ş an, birbirleri ile devamlı ili ş ki ve etkile ş im altında olan, karı-koca, ana-baba, kız-o ğ ul, kız karde ş -erkek karde ş gibi sosyal ili ş kileri olan insanların olu ş turdu ğ u bir birliktir (A ğ demir, 1991). Geçen yüzyılda, toplumu, ataerkil yapıdaki geni ş aileler olu ş tururken, günümüzde, büyük ölçüde çekirdek ve parçalanmı ş ailelerden olu ş an bir toplum haline dönü ş me gözlenmektedir (Öztürk, 2006). Geni ş aileden çekirdek aileye, hatta tek bireye do ğ ru aile yapısı de ğ i ş mektedir (Gün, 2006: 10). Ailenin temelini olu ş turan evlilik bir kurum olarak kar ş ımıza çıkmaktadır. Her kurum gibi evliliklerde zaman zaman aksaklıklar ya ş anabilir ve bu aksaklıkların giderilememesi noktasında ise bo ş anmalar görülebilir. Bo ş a...

ÇOCUK VE ERGENLERDE BİLGİSAYAR VE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

     Young; 'Bağımlılığın suçlusu bilgisayarlar değil insanlardır' demiştir. Bağımlılık, birey ve nesne arasında bireyin seçimi ile başlayan aynılık ve süreklilik özelliği taşıyan boyutlu bir ilişki olarak tanımlanmıştır. Bu ilişki her ne kadar bireyin özgür iradesi ile başlamış ise de, bireyin özerkliği zaman içinde ortadan kalkmaktadır. Bağımlılığın gelişmesiyle ortadan kalkmaya başlayan özerklik, bireyin daha önce dağarcığında bulunmayan yeni tür tutum ve davranışlar edinmesine yol açar. Bu durumda, bağımlılık başlangıçta bireysel olmakla birlikte, sorunların ortaya çıkması ve artması ile içinde bulunulan toplumu da etkilemektedir.      Bilgisayar ve internet kullanımının yaşamımızda sağladığı kolaylıklar saymakla bitmez. Ancak bilgi akışını hızlandıran, iletişimi kolaylaştıran sanal alemin yeni psikolojik sağlık ve sosyal problemleri de gündeme getirdiği bir gerçektir. Bilgisayar ve internet bağımlılığı her yaştan kullanıcıyı tehdit eden bir olgudur...

Kaygı nedir?

Korkuda var olan, somut bir nesne veya durum vardır. Kaygıda ise var olmayan ama olma ihtimali bulunan durumlar söz konusudur. (From TPD)